Çıkış / Exit

İşleminiz Yapılıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
English

Manisa sivil mimarisi Spil Dağı’nın kuzey etekleri ile Gediz Irmağı’na kadar uzanan ovada hafif eğimli bir alanda yer almaktadır. Kaynaklarda bu evlerin bahçe içerisinde iki katlı olduğu yazılıdır. Bağlık ve bahçelik içerisindeki bu evlerden ötürü şehre Bahçekent ismi de verilmiştir. XVI.yüzyılda Manisa’ya gelen Kâtip Çelebi Cihannüma isimli eserinde bu evlerle ilgili bilgi vermektedir. Ona göre şehrin her yanının bostanlık, bağlık ve bahçelik olduğu, halkın yaz aylarında bağlara gittiği yazılıdır. Evliya Çelebi de Manisa’nın şaşılacak derecede mamur olduğuna değinmiştir:

"Kalenin bulunduğu puslu dağın eteğinde, doğudan batıya, Bursa şehri gibi kurulmuş müzeyyen bir şehirdir. 6.660 kadar güzel evlerden meydana gelmiş, tamamı 60 mahalledir. Büyük saraylar ile süslü şehir baştan başa kiremit ile örtülü güzel ve temiz altlı üstlü iki katlı evlerle hoş görünümlüdür. Bunlar birbiri üzerine Kale Dağı’na yapışmış hanelerdir. Yüzleri baştan başa pencere balkon olan evler kuzey taraftaki ovada akan Gediz Nehrine bakar.Kurtuluş Savaşı sırasında Manisa Yunan işgaline uğramış ve Yunanlılar çekilirken şehri yakmışlardır. Bu yüzden de Manisa evleri ile ilgili örnekler il merkezinde günümüze gelememiştir. 1922 yılında yapılan bu yangından sonra şehir yeniden yapılırken o dönemin belediyesi eski evleri örnek alarak üç ev yaptırmıştır. Bununla beraber Manisa evleri tek katlı veya hanaylı denilen iki katlı taş avlulu yapılardır. Bunlar dar ve çıkmaz sokakların iki yanına sıralanmıştır. Yüksek avlu duvarları ile sokaktan ayrılan bu yapıların biri küçük, diğeri büyük olmak üzere iki kapıları bulunuyordu. Bunlardan büyük kapılar at arabalarının veya develerin geçebileceği büyüklükte idi. Evlerin avlusu taş olup, çoğu kez buraya bir de çeşme yerleştirilmiştir. Avluya bakan hayat denilen büyük ve önü açık odalar çıkmalı olup, içerisinde yüklükler, dolaplar, raflar, sedirler ve kafesli pencereleri bulunuyordu. İki katlı evlerde ortada bir sofa bunun iki yanında da odalar sıralanmıştır. Türk sivil mimarisinde Karnıyarık olarak isimlendirilen bu tür yapıların sıra halinde dışarıya açılmış dikdörtgen söveli pencereleri ve demir kepenkleri bulunuyordu. Manisa halkı yaz aylarında bağlara göç ettiğinden bağ tipi evler yörede özellik kazanmıştır. Bu evler taşlıklı olup, bazıları üst üste iki odadan meydana gelmiştir. Bunlara kule tipi evler ismi verilmiştir. Bağ evlerinde demir kepenkler pencerelerde kullanılmış, evlerin içerisine de fırınlar konulmuştur.